
Cumhurbaşkanı sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın 4 Nisan günü Zonguldak’ta madenci anıtında gerçekleştirdiği ziyaretinde büyük coşku vardı. İl ve ilçelerden gelen binlerce vatandaş Cumhurbaşkanına sevgi gösterisinde bulundu. Yoğun güvenlik önlemlerinin alındığı Zonguldak’ta kuş uçurtulmadı. İlk kez böylesine bir güvenlik önlemlerinin alınmasına şahit olduk. Sonuçta koskoca Türkiye’nin Cumhurbaşkanı bu tedbirleri normal karşılamak lazım ama Zonguldak’ın kanayan yarası TTK’nın içinde bulunduğu durum ve Zonguldak’ın diğer illerden hizmet anlamında çok gerilerde olması sebebiyle 16 Nisan Anayasa değişikliği referandumu öncesinde böylesine coşku dolu bir alanda Cumhurbaşkanının ağzından çıkacak sözler son derece önemliydi. Çünkü Zonguldak halkının müjdeler anlamında beklentileri vardı.
Uzun süredir ilimize gelmeyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, özellikle Filyos projesinin önemine dikkat çekici konuşmalar yaptı. Elbette Filyos projesi Zonguldak ve bölge açısından son derece önemliydi ve yapımı tamamlandığında 12 bin insana ekmek kapısı olacaktı. Yıllardır TTK’dan ekmek yiyen Zonguldak ve bölge halkı bundan sonra Filyos projesiyle bambaşka bir hayat bulacaktı. Ülke ekonomisi için de apayrı bir önemi vardı, bu gelişmeler zaten takdirle karşılanıyor çünkü çok büyük bir yatırımın hayata geçmesi söz konusudur. Türkiye’nin 3. büyük limanından bahsediyoruz, bu gurur verici bir gelişmedir. Kimsenin bu konuda gıkı çıkmıyor çıkamaz da, ancak Zonguldak insanının kalbinde apayrı bir yeri olan ve Zonguldak’ı Zonguldak yapan TTK söz konusu olunca bu duruma vatandaşlar apayrı bir gözle bakıyor. TTK’nın yaşamasını, canlanmasını ve kömür üretiminin artmasını istiyor. Bu nasıl olacak derseniz üretim işçisiyle olacak, yeterli kazı elemanı olmazsa, işçi kömür kazmazsa kömür çıkmaz.
Küçük bir örnek verelim… BİNA DÜŞÜNÜN… Usta temelini kazmazsa, tuğlasını örmezse, sıvasını yapmazsa, betonunu atmazsa nasıl ev haline gelecek? Mantıklı değil mi?
Aynı şekilde ocaklarda üretimin artması için, kömürün kazılması için kömür damarında 10 kişinin çalışacağı yerde 1 kişi kömür çıkartmaya çalışırsa ne olur?
Atıyorum, Bin ton kömür kazılacağına 1 ton kömür kazılır, dolayısıyla da altın servet karaelmas yer yüzüne çıkmaz içerde kalır. Dışarıda iş, aş bekleyen insanlar da ekmeklerinden olur. Bunu sadece örnek olsun diye ifade ettim.
Yani diyeceğim şu ki, alanda bulunan kafasında madenci bareti olan işçilerden bir grup sayın Cumhurbaşkanını dinlerken slogan attılar. Neydi slogan,
“İşçi alınsın, üretim artsın.” Bu bir istekti. Genel Maden İşçileri Sendikasının da işçilerine yönelik yapmasını istediği bir istekti. Fakat bu istek yanlış anlaşıldı ve bunun üzerine, Cumhurbaşkanı Erdoğan araya girerek, “Kardeşlerim bakın size basit bir şey söyleyeyim; sloganik şeylerle bizim konuşmalarımızı kesmeyin. Bak ben buraya geldiğimden buyana 3 bin,3 bin 500 kişi aldım. Eleman almakla üretim artmıyor. Biz her şeyi düşünürken, ülkenin menfaatini de düşüneceğiz. Araya bazı fitne unsurlarının girmesiyle slogana dönüştürmeyeceğiz. Çünkü bu ülke hepimizin. Hep beraber bu ülkede ekmek sahibi olacağız bakın 3bin, 3 bin 500 kişiyi buraya alan benim. Bunu bana yapmayın, bunu başkalarına yapın.” diyerek alanda buz gibi bir hava esti, moraller bozuldu.
Sayın Cumhurbaşkanının Zonguldak’a ve TTK’ya bakış açısının olumsuz olduğunu sanmıyorum, böyle bir şeyin olması da mümkün değildir. Filyos projesi ele alındığında ve trilyonlarca lira yatırım yapıldığına göre bölgenin kara talihini yenmesi hedeflenmektedir. TTK hakkında ve rödevanslı sahalar hakkında gerekli açıklamaları Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak yaptı, olumlu ifadelere yer verdi ve alanda kimseden ses çıkmadı, hatta alkış aldı. Demek ki sayın Cumhurbaşkanının kızdığı bir durum oldu ve bu ifadeleri ondan dolayı yapmış olabilir diye düşünüyorum.
Evet, sonuç itibariyle TTK konusu hepimiz için hassas bir konudur. Zonguldak bu kurum sayesinde var olmuştur. Yeniden eski güzel günlerine dönmesi hepimizin arzusudur ama geldiğimiz noktada bir zamanlar 40-50 bin kişinin çalıştığı bu dev kurum küçüldükçe küçülmüştür. Artık durum şunu gösteriyor sadece TTK’ya bağlı kalmak da doğru değildir. Dünya değişiyor, her şey değişiyor, insanlar da değişiyor. Tek isteğimiz Zonguldak’ın da değişmesi, kalkınması ve medeni şehirler içerisinde yer almasıdır…
(Mustafa EMEN-İmza Medya Genel Yayın Yönetmeni)









