
16 Nisan’da yapılacak olan anayasa değişikliği ve halk oylaması öncesi yurt gezileri yapan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Zonguldak’ın Çaycuma ilçesine uçakla gelerek buradan karayolu ile Cumhuriyet meydanında düzenlenen açık hava mitinginde Çaycumalılara seslendi. Sahneye rabia işareti yaparak çıkan Bakan Soylu, kendisine verilen Çaycumaspor atkısını boynuna takarak kalabalık ve coşkulu topluluğa el sallayarak selam verdi.
Bakan Soylu burada yaptığı konuşmasında; “Tarihi bir kararın arifesindeyiz hep birlikte. Bu ülkede yıllardan beri bizi terbiye etmeye çalışıyorlar. Bize diyorlar ki siz bu ülkeyi yönetemezsiniz. Bu ülkeye efendi olan bir kişi yönetemez. Bize diyorlar ki bu ülkede patron ancak yıllardan beri koyan efendiler olur. Bize diyorlar ki 1960 darbesini yaptık biz başbakanınızı astık. BU ülkede akıllanmadınız mı? 1971 muhtırasını yaptık. Akıllanmadınız mı bir annenin iki evladını sağcı solcu diye birbirine pusu kurdurduk onları öldürtmeye çalıştı. Bakın anlamadınız mı? Bizi terbiye etmeye çalışıyorlar. 17 yaşındaki çocukların yaşını büyütüp bizi terbiye etmeye çalışıyorlar Bir profesör ile bir çoban aynı olur mu diye bizi hisleştirmenin ve değersizleştirmeye çalışıyorlar. ”
16 Nisan’ın sadece 18 maddelik anayasa maddesini oylama referandumu olmadığını söyleyen Bakan Soylu; “16 Nisan tarihi bu milletin yılardan beri çektiği sıkıntılara karşı bu ülkenin sahibi millettir. Bu vatanın sahibi millettir diyeceğimiz bir oylamadır.” dedi.
BU MİLLETİN SABRIYLA KİMSE OYNAMASIN
Hükümetin kurulamadığı seçimde bazı kesimlerin ‘Güneydoğu ve doğunun egemeni biziz’ demeye başladığını ifade eden Bakan Soylu, “Bundan sonra burada bizim borumuz öter dediler. Tehdit ederek oy aldılar, ürküterek, korkutarak oy aldılar. Biri çıktı ‘bu ülkeyi tükürüğümüzle boğarız’ dedi. Hatırlıyor musunuz? Şimdi o yerinde duruyor. Nerede o? Kodeste. Bu ülkenin birliğine, bu milletin beraberliğine bu milletin kardeşliğine büyümesine, yükselmesine kim kast ederse bu milletin sabrıyla kimse oynamasın. Bu milletin birliğiyle kimse oynamasın. Bu milletin beraberliğiyle kimse oynamasın. Bu medeniyetin bize bıraktığı emanetlerle kimse oynamasın. Bilinsin ki haddini bildiririz. Haddini bildiririz.”
CESARETİNİZ VARSA ALALIM BOYUNU, POSUNU
Silvan’da, Siirt’te, Diyarbakır, Şırnak, Mardin’de gezdiğini anlatan Bakan Soylu, “Burada nasıl ayyıldızlı bayraklar varsa orada da milletimiz ay yıldızlı bayraklarla Çaycuma’ya selam söylüyor. Hani özerklik ilan edeceklerdi? Kızıltepe’de, Nusaybin’de, Cizre’de, özerklik ilan edeceklerdi. Hani? Bugün şu kadarcık cesaretiniz varsa ağzınızdan böyle bir söz çıksın da alalım boynunuzun posunuzun ölçüsünü. Cumhurbaşkanımızın talimatıdır. Bütün bakanlarımız büyük bir gayret ve yoğunlukla çalışmaktadır. Biz neyle uğraştığımızı, nasıl adım attığımızı, bunların arkasında kimlerin olduğunu kimlerin beslemeleri olduğunu ve ülkenin başına hangi belalara sokmak, hangi musibetlerle karşı karşıya getirmek istediklerini biliyoruz. Bugün askerimiz, polisimiz jandarmamız, korucumuz hep birlikte hani gabar onlarındı? Hani Cudi onlarındı? Hani Tunceli Talipovası onlarındı? Hani Tendürek onlarındı? Bilemenizi istiyorum. Aslanlarımız ay yıldızlı bayrakla her yerde peşinden koşuyor, onlar da fare gibi kaçıyor. Daha yeni başladık. Kandilden havlayanlara, it gibi havlayanlara sesleniyorum. Canınızın kıymetinizi biliyorsanız oradan sıvışın bak tekrar söylüyorum. Canınızın kıymetini, bu millete ödettiklerinizi bütün maliyetini size ödetmezsek namerdiz.” dedi.
MHP’YE TEŞEKKÜR EDİYORUZ
Bakan Soylu, milletin bekası söz konusu olduğun da kişisel siyasi hedeflerin bir kenara bırakılmak zorunda olunması gerektiğini ifade etti. Bakan Soylu, şöyle konuştu: “MHP’ye teşekkür ediyoruz. Uzlaştık ve milletimizin önüne bir anayasa değişikliği getirdik. Artık arkamıza bir daha dönüp bakmayalım. 15 Temmuz bir daha gelecek mi? Bu ülkede tekrar başbakan asılacak mı diye düşünmeyelim. Karanlık tablolarla karşı karşıya kalmayalım. Devlet Bahçeli’ye teşekkür ediyoruz. Bugün milletimize anayasa değişikliğini anlatmaya çalışıyor. Biz onunla uzlaştık peki Kılıçdaroğlu kimle uzlaştı? Ben İçişleri Bakanı olarak Kandil’i de terör örgütlerini takip etmek zorundayım. Şimdi gelirken uçakta yine istihbarat raporlarını okuyarak geldim. Diyorlar ki ‘eğer evet çıkarsa biz bittik’ diyorlar. Şimdi siyaset yapabilirsiniz, belediye başkanlığı, genel başkanlık yapabilir siniz ama yıllardan beri bu ülkenin terörle mücadelede en güçlü olduğu zaman dilimi içerisinde eğer aynı kulvarda koşup onlarla aynı aynı süreç içinde bir değerlendirme ortaya koyarda onun değirmenine can suyu taşırsan bu millet bunu hesabını sorar.”
BİZ GELECEĞİMİZİN SORUMLULUĞUNU YAŞIYORUZ
Güvenlik güçlerinin dağda teröristlere büyük bir mücadele içinde olduğunu ifade eden Bakan Soylu, “Bu kış gününde bin tane sığınaklarını tahrip ettik. İnançla, siyasi iradeyle kararlılıkla. Merak etmeyin sizinle beraberiz dedik. Operasyonlarda onlarla beraber olduk. Bu fitneyi bu kötülüğü Türkiye’den söküp atacağız dedik. Şimdi onlara can suyu taşımanın gereği nedir? Şimdi onlarla beraber bu meseleyi yürütmenin gereği nedir? Geçen akşam gece uçağa bindik Diyarbakır’a gittik. Oradan Lice’ye gittik. Güvenlik gençlerimizle 7 bin evladımızla operasyon yapıyor olduk. Oraya bizden sonra HDP milletvekilleri gelmiş operasyonu bitirin demişler. Biz orada 60 teröristi etkisiz hale getirdik. Şimdi o operasyonlar durdurulursa o evlatlarımız bir daha nasıl teröristlerle mücadele ederler. Biz şehitlerimizin sorumluluğunu yaşıyoruz. Biz medeniyetimizin ve tarihimizin sorumluluğu yaşıyoruz. Biz geleceğimizin sorumluluğunu yaşıyoruz. Sadece bugünün siyasetini yapmıyoruz.” diye konuştu.
Bakan Soylu, konuşmasında FETÖ ile mücadeleye de değindi. Bakan Soylu, şöyle konuştu: “Bu memlekete olan bağlığının sadakatin en süt düzeyde olması gerekir. Doğrusu budur. Ve bu fitneyi bu FETÖ belasını bu ülkeden ancak cesur olursak ancak kudretli olursak, ancak bu memlekete bağlılığımız en süt seviyede olursa söküp atabilme gayretine, söküp atabilme kazancına hep birlikte sahip olabiliriz. Ama topu taca atarak, eski siyaset anlayışıyla beraber ‘aman bana dokunmasını, bu konu açılırsa ben yıpranırım’ değil, evet biz yıpranalım. Bizim bu anlayışımız yıpransın ama biz bir şeyi yıpratmayalım. Bu milletin beraberliği üzerine evet bu milletin birliği üzerine bir yıpranma varsa onu yıpratmayalım. Biz hepimiz geçiciyiz, faniyiz. Orada oynana oyunları, tuzakları, senaryoları, bal gibi bilmelerine rağmen bu ülkende hala ses çıkaramıyorlar. Niye Kılıçdaroğlu bugün FETÖ ile beraber? Ya korkuyor. Ya ortak veya da esiri. 3’üncüden birisi. Bunun başka bir anlamı yoktur ama bu memleket bizim. Bu oyunlara biz ciddi bir şekilde ortaya koymazsak, bugün Recep Tayyip Erdoğan’ı, kıymetli Cumhurbaşkanımızı onlardan farklı kılan budur. Memleketi için bir tehlikeyi gördüğü andan itibaren milletin iradesiyle beraber sonucunu düşünmeden siyasi hesabını yapmadan sadece ülkemizin ve milletimizin geleceğinin hesabını yaparak adım atmasıdır. Bugün milletinin gönlünde olmasının yaklaşık 15 yıldır oyunu 34’den 52’ye yükseltmesinin temelindeki sebep de tam anlamıyla bundandır.”
BUGÜN 11 BİN DOLARLI BİR TÜRKİYE’YİZ
Ayağımızdaki fert bitene kadar çalıştıklarını ifade eden Bakan Soylu, “Meclise gitsek 5-6 sat çalışsak Tendüreği kim bilecek? Bestler deresini kim bilecek? Güvenlik yollarını kim bilecek. Orada vatandaşların ne söylediğini kim bilecek? Önüne rapor getirirler. Raporla terörle mücadele olmaz. Kora kor gideceksin aslanlarla beraber cephede bunu yapacaksın. Raporla ülke yönetilmez. Yönetilirse bürokrasi acaba bu kararı alsam siyasi irade ne der diye ve Türkiye’de adım atılmaz. 2 bin dolarlık bir ülkede değiliz. Bugün 11 bin dolarlı bir Türkiye’yiz ve 25 bin dolara hep birlikte adım atacağız. Onun için bizim güçlü bir meclise ihtiyacımız var.” (Ajanslar)









