MARJİNAL KADINDAN RADİKAL MAKALELER

  • Yazının Tarihi: 7 Kasım 2017
  • Yazar: Zekiye Doğan
  • Bu yazı 279 kez okundu.
  • Yazıyı Sosyal Medyada Paylaş:
  • Googleda Paylaş
  • Twitterda Paylaş
  • Facebookta Paylaş

MARJİNAL KADINDAN RADİKAL MAKALELER
Sevgili okurlarım merhaba, Önce Vatan gazetesinde haftalık Pazartesi günleri yayınlanan makalelerimi istek üzere kargo kanalıyla yolladılar. Mahallemizin esnaf ağabeyi yazdıklarımı merak etmişti bende beş ayrı makaleyi götürüp verdim. Bugün gazeteleri almaya gitmiştim. Yaşına aldırış etmeden çay ikram ettikten sonra gülümseyen ağabeyimin ilk sözleri: “Marjinal bir kadından radikal makaleler. Masa başında lügat atarak değil de sokağın gerçek yüzüne yüreğini katarak yazmışsın seni kutluyorum.” Dedi.
Vatanımda uyum sorunum apartmanda anlamsızca yaşadıklarım mahallede yürürken omuzlarımdaki gözlerin ve sözlerin ağırlığının yerini ağır ağır pozitif düşünceler almaya başlamıştı. Badem gözlü babam: “Bilesin ki, düşmanlar öldürmekle tükenmezler. Duruşunla ders verip negatiflerden ders çıkararak pozitifleri bir araya getirerek kendine bir orta yol bulacaksın.” Diye karşısına alıp hiçbir zaman unutamayacağım öğütler verirdi.
Ülkemde orta yolumuz ortak noktamız vatan bayrak devlet milletti. Amacım makalelerimde kendimi anlatmak değil yaşadıklarımla başkalarına ufacıkta olsa örnek teşkil edebilmekti. Gözümle görmediğim kulağımla duymadığım kulaktan dolma sözlerle etrafındakilere kötü örnek olmaktan uzak durmaktı. Mahallemizin ağabeyine: “Mahallemizdeki önyargıları kırmış olmama sevindim. Bu güzel sözleri duymaktan mutlu oldum. Teşekkür ediyorum. Bu tavrınızı ve sözlerinizi yazmaya teşvik olarak kabul ediyorum.” Dedim.
İhtiyacım olduğunda mağazasından mutfak eşyası aldığım ara sıra sohbetler ettiğim esnafımız edebiyat yapmadığımı yaşadıklarımı katıksız aktardığımı biliyordu. Bu ilk sohbetimiz değildi sonda olmayacaktı. Apartman sakinleriyle yaşadıklarıma üzülmüştü. Fakat eylemde de bulunmamıştı. Olumsuzluklara rağmen duruşuyla değişmeyen ben gururla karşısındaydım: “Mahalledeki önyargıları kırarak yüreklice yazıya dökmen beni fazlasıyla gururlandırdı. Bu duruşunla gurur duyuyorum.” Diye gururumu okşadı.
Egolarını tatmin etmek için etraflarında huzursuzluk yaratanlara karşı esnaf ağabeyimin bu sözleri beni onurlandırmıştı. Olaylara negatif bakmak yerine negatiflerden ders almayı öğrenmek ayrı bir meziyetti. Menzile giden yolda yol arkadaşım kalemim defterimdi. Derdimin uyum sorunumun dermanıysa yazarak vatandaşlarımla paylaşmaktı. Paylaşmak kültürümüzde vardı bizler yarım ekmeğimizi ihtiyacı olanla paylaşıyorken apartman kültürüyle kültürümüzü kül edip savurmuş görünüyorduk. Komşu komşusunun külüne
muhtaçken devleti yönetenlerden değil önce kendi sokağımızı süpürmekten başlamak zorundaydık.
Muhtarlıkta adım atarak belediyeyle devam ederek devlet kurumlarında sonlandırmalıydık. Sıfır hata anlayışıyla “Müşteri velinimetimizdir” görüşüyle yola çıkmalıydık. Geçmişimizi unutturmadan geleceğe sağlam aydınlık gençler yetiştirip yaptıkları işi hileden uzak dürüst temiz sağlam yapmalarını sağlamalıydık!..
Vatanımda yaşadığım uyum sorunumu mahallemin önyargıyla bakış açısını hakkımda hiçbir şey bilmediklerine rağmen iffete iftirayı sabırla duruşumu değiştirmeden atlattıysam, birlik olup bu ülkede neleri atlatabileceğimizi siz düşünün. Özgür bildiğiniz Avrupa’da eğer ki, sizin özgürlüğünüz benim özgürlüğümü kısıtlıyorsa kanunlar devreye giriyor. Bizlerse hakimi savcıyı ve polisi yanıltarak adaleti yanıltıyoruz. Şikayet ettiğimiz durumun düzelmesi fert olarak önce bizlerden başlıyor ve çocuklarımızla devam ediyor. Bu vatan bu bayrak bu devlet bu millet hepimizin, gelin birlik olalım, bu cennet ülkede siz değil biz olmayı öğrenelim genç neslimize öğretelim!..
Sevgi ve saygılarımla Zekiye Doğan 06 Kasım 2017

Bir Yorum Yazın