GENÇ KIZ GİBİ BİSİKLET SÜRÜYORSUNUZ

  • Yazının Tarihi: 24 Ekim 2017
  • Yazar: Zekiye Doğan
  • Bu yazı 264 kez okundu.
  • Yazıyı Sosyal Medyada Paylaş:
  • Googleda Paylaş
  • Twitterda Paylaş
  • Facebookta Paylaş

GENÇ KIZ GİBİ BİSİKLET SÜRÜYORSUNUZ

Sevgili okurlarım merhaba, geçirmiş olduğum trafik kazasından sonra tamire verdiğim bisikletimi tamirciden getiriyordum. Mahallemizin taxi şoförlerinin meraklı gözlerinin seyrindeydim. Merhaba demeden geçmedim. Merak içerisinde: “Çoktandır sizi bisikletinizle görmüyoruz. Kaza falan mı geçirdiniz? Tataristan Kazan’a gitmediniz mi?” Dedi.
Türkiye Yazarlar Birliği tarafından Rusya’ya davet edilmiştim. Kazanın ertesi günü çeneme atılan sekiz dikişle davete gitmiştim. “Gideceğim günden bir gün önce park halindeki araba yan taraftan çarptı. Arkamdan gelen arabaysa aynı anda arkamdan vurdu. Direksiyon hakimiyetini kaybetmiş olsaydım arkadan vuran araba üzerimden geçecekti. Doktordan müsaade alarak kazaya rağmen gittim. Daha yeni döndüm.” Dedim.
Geçirdiğim kazadan dolayı üzülen. Fakat o halde davete gitmeme hem şaşıran hem de sevinen komşu esnafımız: “Burası Avrupa değil Türkiye. Şoförler bisiklet sürücülerine pek alışık değiller. Burada bisikletle trafikte olmak çok tehlikeli, ama sizde genç kız gibi bu yaşta bisiklet sürüyorsunuz. Taxilerimiz ne güne duruyor. Bizler gideceğin yere götürürüz.” Dedi.
Olumsuz her olayda “Burası Türkiye” sözüne sözde Türkiye’yi sevenlerin aklına şaşıyorum. Dünyanın her tarafında olduğu gibi trafik kuralları her ülkede aynı ve aynı kurallar geçerlidir. Bisiklette trafiğe dahil kuralları ihlal eden şoförlere ağır cezalar var ve suç tekrarlanırsa ehliyeti elinden alınıyor. İyi niyetlide olsa aşağılayıcı sözlerine üzülerek: “Bana park halindeyken yandan vuran taxi şoförüydü. Ben ne yapsam mahallemizde olay oluyor. Ayrıca gideceğim yere taxi’ye günlük 50 TL ödeyecek bütçem yok.” Dedim.
Esnafımızın aslında amacı beni aşağılamak değildi trafikte benim yaşımda bir kadının bisiklet sürmesi ona göre abesti. Oysa elin adamları elin kadınları doksan yaşına kadar her işini bisikletle yapıyordu. Bisikletle aktifler ve egzoz gazından uzak sağlıklı yaşıyorlar. Bizse iki adımlık yere arabayla gidiyoruz. Ehliyet sahipleriyiz lakin trafik kurallarını ihmal ihlal ediyoruz. Yetmiyor: “Bu yaşta bisiklet sizin neyinize Taxi’yle gidin.” Diyoruz.
Sanki Türkiye’de genç kızlar delikanlılar orta yaş vatandaşlar bisiklet sürüyor da ben körüm görmüyorum. Rahmetli babam: “Ayağını yorganına göre uzat dışarı çıkarsa üşür.” Derdi bunu yaşantıma uygulamaya çalışıyordum.
Başkalarının cüzdanına dışarıdan bakmak basit, ama herkesin kendine göre bir harcama bütçesi vardır. 5 Km. bir mesafeye taxi’yle gitmenin ücreti 20 TL.
Günde bir defalık gidiş geliş 40 TL. Ayda bin 1200 TL. Ayağını yorganına göre uzatmadan harcama yaparak hayatını idame edip sonrada geçim sıkıntısı çekenlere kolay gelsin. Kolay yaşam sevdasına kapılanlara kapılar acık, ama açıkta kalma ihtimalleri çok yüksek. Bizim dinimizde kültürümüzde nefsimizi kontrol edip yaşamın her alanında israf etmemek varken düşünmeden niçin insafsızca israf ediyoruz?
Hani: “Kaptanın ustalığı durgun suda belli olmaz.” Diyorlar ya…
Zorlukları aşmanın yolu yaşadığımız yaşam sınavıyla başlıyor. Geçireceğimiz sınavı başarıyla sonuçlandırmanın yolu nefsi istekleri kontrol etmeyi bilmektir.
Kontrolsüz hayat kontrolsüz yaşam kontrolsüz iş kontrolsüz harcama bizi yarı yolda bırakır ve muhannete muhtaç eder. Her alanda dikkatlice israf etmeden kullanmayı yaşamayı öğrenelim bilmeyenlere de öğretelim!..
Sevgi ve saygılarımla Zekiye Doğan
21 Ekim 2017

Bir Yorum Yazın